|













|
|

Sırbistan’nın
başkenti Belgrad’da yapılan 53. Eurovision Şarkı
Yarışması’nda Türkiye’yi "Deli" adlı şarkıyla temsil
eden Mor ve Ötesi, 7. oldu. Yarışmayı Rusya kazandı.
Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da
düzenlenen 53. Eurovision Şarkı Yarışması’nda
birinciliği Rusya kazandı.
Dima Bilan’ın seslendirdiği "Believe" adlı şarkıyla 272
puan toplayarak ilk sırada yer alan Rusya’yı, 230 puanla
Ukrayna, onu da 218 puanla Yunanistan izledi.
Yarışmaya "Deli" adlı parçayla katılan Mor ve Ötesi
grubu, 7. oldu.
Siyah giysileriyle profesyonel bir
gösteride bulunan Mor ve Ötesi, hatasız bir biçimde
şarkılarını söyledikten sonra tamamıyla dolu Belgrad
Arena Spor Salonu’nda bulunan seyircilerden büyük alkış
topladılar. Vokalist ve solo gitarist Harun Tekin,
şarkının ortalarında şarkıyı sembolize eden deli
işaretiyle dikkati çekerken, basgitarist Burak Güven ve
gitarist Kerem Özyeğen, sıçrama hareketleriyle heyecan
yarattı. Bateride Kerem Kabadayı da gruba eşlik etti.
Helsinki’de geçen yıl yapılan yarışmasında birinci olan
Sırbistan’ı "Molitva" adlı şarkısıyla temsil eden Marija
Serifoviç, 53. Eurovision Şarkı Yarışması’nın açılışını
yaptı.
Sırp televizyonu RTS’nin yönetimi
altında yayınlanan 53. Eurovision Şarkı Yarışmasının
finali, Avrupa’nın yanısıra İspanyol resmi televizyon
istasyonu TVE tarafından kablodan ABD, Güney Amerika,
Kuzey Afrika, Avustralya, Japonya’dan da izlendi.

|
|
|
|
OZANLARIMIZ |
|
NEŞET ERTAŞ |
|
Sezi ve sazı ile babası Muharrem Ertaş'ın yolunu
sürdüren Neşet Ertaş, 1938 yılında Kırtıllar'da dünyaya
geldi. Keman ve saz öğrenerek. Ankara Radyo Evi'ne
girdi. Güçlü derlemeleri olan ozanın, Kendisine ait çok
sayıda güfte ve besteleri vardır. Halen Almanya'da müzik
evi çalıştırmaktadır.
Neşet Ertaş, babası Muharrem Ertaş ile adeta
Anadolu'daki en olgun seviyesine erişen bu Türkmen/Abdal
müzik birikiminin yeni bir yorumcusudur. Yoğun yöresel
özellikleri ve baskın mahallilik unsurları ile donanmış
bu müziği yöresinin dışına çıkarmış, ülke genelinde ve
hatta yurt dışında bilinmesini ve tanınmasıını
sağlamıştır.
Neşet'in büyüklüğünü sanatı anlayan bilir. Neşet ne
türkü çığırıyor, ne türkü söylüyor. Neşet'in gerek
ailevi yaşantısı olsun, gerek ortamın verdiği
durumlardan olsun memleketimizi terketmesi, Almanya'ya
yerleşmesinden dolayı maalesef hemşerilerinin huzuruna
şimdiki sanatçılar gibi haftada bir, ayda bir çıkmadı.
Ama yurtdışında da olsa öz kültürümüzü, yürkülerimizi
ayaklarımıza kadar seslendirerek getirdi.
|
 |
|
MUHARREM ERTAŞ |
|
Muharrem Ertaş Osmanlı'ya kafa tutan Avşar
Türkmenlerinin ünlü şairi Dadaloğlu'nun "Ferman
padişahın dağlar bizimdir." Deyişini havalandırıp,
Abidin Ertem'in deyimi ile " bozlağı Çukurova dan
Kırşehir" indirince ne söylediğini bilmeyecek kadar
cahil değildir. Nitekim Cumhuriyetçiler, Muharrem
Ertaş'ın sazında ve sözünde güzelleşen "Avşar Bozlağını"
TRT'nin repertuarına almakta hiç de tereddüt
etmemişlerdir.
Yanık sesi, dertli sazı ile adını Türk saz ve söz
sanatının ustalar arasına yazdıran ünlü "bozlakçı"
Muharrem Ertaş Kırşehir'e bağlı Yağmurlu Büyükoba'da
doğdu. Okumayı kendi kendi kendine öğrendi ve saz
dersleri aldı. Yağmurlu Yusuf Usta'dan aldığı derslerle
yetişti. 300'ün üstünde şiir ve koşmayı bozlak haline
dönüştürdü. Kendisinin de muhtelif deyişleri
bulunmaktadır. Ezgileri ile Kırşehir'in adını duyuran
Muharrem Ertaş'ın 8 çocuğu vardır. Oğlu Ünlü saz ve sez
ustası Neşet Ertaş, babasının yolunda yürüdü ve
kırşehir'in adını duyurmaya devam etti. Kırşehir
Belediyesi tarafından 1990 yılında şehrin merkezine
yakın Askerlik şubesi binasının karşısına anıtı dikildi.
|
 |
|
ÇEKİÇ ALİ |
|
Mahalli sanatçı yöre türkülerini içten ve özlü söylerdi.
Genç yaşta kaybettiğimiz sanatçı 40 yaşında aramızda
ayrıldı. Kırşehir yöresi türkü ve bozlaklarının isim
yapmış usta icracılarından biridir Çekiç Ali hemen hemen
tüm plak ve kasetlerinde "Kırşehir'li Çekiç Ali namıyla
anılır. sanatçımız, aslen Kaman'ın Meşe köyünden ve asıl
soyadı Ersan dır. 1932 yılında doğan Çekiç Ali'ye,
"çekiç" lakabı; çevikliği ve ataklığının yanı sıra, saz
çalışındaki canlılık, dinamizm dolayı verilmiş. Henüz
çocuk yaşlarında iken köy odalarında saz çalmaya
başlayan sanatçıya büyükleri tarafından takılan çekiç
lakabı o kadar yaygınlaşmış ki, asıl adı olan Ali'nin
önüne geçerek, adeta asıl ismi olmuştur.
Çekiç Ali'nin hem sesinde, hem sazında öylesine kendine
has bir renkle karşılaşırız ki, bu daha ilk müzik
cümlesinde kendini hemen belli eder. Başta Muharrem
Ertaş olmak üzere Hacı Taşan'ın, Neşet Ertaş'ın da
okuduğu bazı türküleri ve havaları (Biter Kırşehir'in
Gülleri Biter, Acem Kızı , Oy nari Topak taşın kenari
vb.) tamamen kendine has bir tavırla yorumlayarak, adeta
okuduğu her eserin altına kolay kolay silinemeyecek
güçlü bir imza atmıştır.
|
 |
|
ŞEMSİ YASTIMAN |
|
1923 yılında Kırşehir'de doğdu, ilk ve ortaokulu burada
okuduktan sonra saz çalmayı öğrendi 1950- 1968 yılları
arasında Radyo ve sahnelerde çalıştı. İlk şiirini
1938'de ortaokula başladığı yıl yazdı.
1966 yılında Konya'da düzenlenen "Aşıklar Bayramı'nda
"Muradım" destanıyla birincilik kazandı. İstanbul'da
kendine ait saz evi bulunan Şemsi Yastıman'ın binden
fazla siiri vardır.
1994 yılında geçirdiği bir rahatsızlık sonucu Edirne'de
vefat etmiştir. Memeleket Hasreti şiiri en çok bilinen
ve en güzel şiiridir.
|
 |
|
HACI TAŞAN |
|
1930'da doğan Taşan, aslen Kırtıllar köyünden. Kırtıllar
o yıllarda "abdal" aşiretinin en yoğun olarak yaşadığı
köylerden biridir.Muharrem Ertaş, Hacı Taşan'ı yanına
alarak bugün hala bu müziğin hem öğrenildiği hem de en
çok icra edildiği mekanlar olan düğünlere götürür.
Hacı Taşan'ın repertuar itibarıyla yöresinin dışına pek
çıkmadığını görüyoruz. Başta Keskin olmak üzere, Yozgat,
Kırıkkale, Kırşehir ve Kaman gibi yerlerde dolaşmış,
buraların bozlak ve halay havalarını, türkülerini
kendine has bir üslupla çalıp söylemiştir.
9 Mart 1983 tarihinde vefat ettmiştir.
|
 |
| |
|
|
| |
|